Siyam Kedileri

                                                                                Turgay Tuna
 

        Soylu, hisli, kıskanç ve geveze... işte kediler aleminin  ünlülerinden Siyam kedisinin nitelikleri...
        Eski Siyam'da (bugünkü Tayland) bu kedilere verilen önem büyüktü. Çünkü, Siyam kedilerinin evlerde beslenen kedi, köpek gibi hayvanların yanında başka bir ayrıcalıkları vardı. Yalnız ve yalnız asiller tarafından beslenebiliyorlardı. Aslında kutsaldılar. Siyam'daki tapınakların bekçiliğini yapıyor, hu tapınaklardaki rahipler tarafından özel olarak yetiştirilebiliyorlardı.
        19. yüzyılın sonlarına kadar Batı dünyası bu kedinin varlığından habersiz gibiydi. İlk Siyam kedileri bir dişi bir erkek 1884 yılında, kendisine kral tarafından hediye olarak verilen, Bangkok'taki Îngiliz elçisinin kız kardeşi Mrs. Veley tarafından Londra'ya getirilerek Avrupa'ya tanıtıldılar. 18(X)'lü yılların sonlarında, Îngiliz siyasetinin Siyam'a olan yakınlığı, Siyam kralına, bu kutsal hayvanın hediye olarak ülkesinden dışarıya çıkartılmasına göz yumdurmuştu.
        Çok geçmeden Mrs. Velcy'in kedileri; Londra'da, açılışı İngiltere Kraliçesi tarafından yapılan soylu kedi yarışmasında birinci gelerek, büyük bir sükse ve ün kazandılar. Bu olaydan birkaç yıl sonra da, Siyam Kralı Çulalongkorn, Amerikalı dostlarına birkaç kedi daha vererek, kedi hediye geleneğini sürdürdü. Bu kediler de, 1903 yılında, Amerika'da ilk defa tertip edilen kedi yarışmasında birinci geldiler. Hem de bütün öteki kedilere büyük bir fark atarak. Ünleri, güzellikleri dilden dile dolaşmaya başlamıştı.
        Bilimsel olarak safkan Siyam kedisinin üretimi 1924 yılında Amerika’da gerçekleştirilmiş, kayıtlara geçilmiştir. Gene aynı yıl, bilimsel olarak Siyam kedisi, uzun tüylü Îran kedisi ve öteki kedi türleriyle çiftleştirilerek, yeni tür Siyam kedilerinin ortaya çıkmasında öncülük edilmiştir. Günümüzde, en çok bilinen dört çeşit Siyam kedisi vardır:

    1- SEAL POINT: Pet piyasasında en çok bilinen, en uygun fiyatlarla bulunan türdür. Krem renginde olan bu kedinin bacaklar, kuyruğu, kulakları ve yüzünün alna kadar olan ön kısmı koyu kahverengidir. Patilerinin altı da bu rengi taşır.

 

     2- CHOCOLATE POİNT: İlk defa Îngiltere’de tanınmış olan bir türdür. Fildişi renginde tüyleri olan bu kedinin hacakları, kuyruğu, kulakları ve yüzünün alnına kadar olan ön kısmı çikolata renginde bir kahverengiyle devam eder. Patilerinin altları pembedir. Aranılan ve pahalı bir tür olan Chocolate Point'ler bilhassa Amerikan Pet piyasasında bulunmaktadır. 

 

    3- FROST POİNT: Bu Siyam türüne, Lilac Point adı da verilmektedir. Ender ve pahalı olan Siyam kedilerindendir. Yüz, kulaklar, kuyruk ve bacaklar mavi-gri tonlarında olup, kedinin gövdesindeki tüyler leylak rengine yakın bir tondadır. Patilerinin altlan pembeye kaçar.

       

   

    4- BLUE POİNT:Seal Point gibi insanlara çok yakın olan bir Siyam türüdür. Fakat, renkleri biraz daha soluktur. Orijininde, Siyam kedisinin başka tür kedilerle birleşmesinden meydana gelmiştir. Gövdesindeki  tüyler soluk mavi-gri renklerde olup yüz kısmı, kulaklar, bacaklar ve kuyruk koyu mavi-gri renktedir. Patilerinin altı maviye kaçan gri tonlarındadır.
       

        En çok bilinen bu dört tür dışında, başka kedilerle birleşmeden meydana gelen Siyam kedisi türleri de vardır. Ancak, kedi kulüplerince, yarışmalarda resmen Siyam Kedisi olarak kabul edilmemektedirler. Gerçek ve makbul bir Siyam kedisinin en belirgin özelliklerinden biri de gözlerinin mavi olmasıdır. Çünkü, bu kedinin aslının, atasının mavi gözleri olduğu için bu özelliği de her zaman ön plana alınmıştır. Siyam kedisinin gözlerinin yeşil olması veya gözlerinde yeşil duman bulunması kusur sayılır.     

        Siyam Kedisi, her zaman için sanatkarların, ressamların ilgisini çekmiştir. Ancak, resim veya fotoğraf için en zor poz veren kedi olduğunu da söylemekte yarar vardır. Yerinde durmayan, genel olarak hareket etmesini seven bir hayvandır. Büyük bir sabırla çalışılırsa, çok güzel neticeler alınır. Çünkü fotojeniktir. Kedileri seven bir hayvan dostunun, Siyam kedisi sahibi olmadan önce, böyle bir kediyi sevip sevmeyeceğini araştırması gerekir. Bu kediyi sevenler, evlerine aldıkları Siyam kedisine gerçekten bağlanıp onu evin bireyi haline getirmişler, ama hu hayvanın psikolojisine adapte olamayıp, aralarındaki iletişimi gerçekleştiremeyenler ise, maalesef bu kediye fazla sevgi gösterememişlerdir.

Siyam kedisine sahip olan yalnız bir insan, evinde hiç bir zaman yalnızlık hissetmez. Çünkü, kedi onu her zaman odadan odaya, mutfaktan salona takip eder. Oturursanız, o da oturur. Kendisiyle konuşulmasını, sohbet edilmesini çok sever. Hırıltılar ve miyavlamalarıyla cevap verir. Şunu da belirtmek gerekir ki, Siyam kedisi bazen, öteki kedilerde olmayan miyavlama sesleri çıkarır. Bu bazen, garip bir şekilde uzun sürer, bazen de sanki başka bir kediyle kavga ediyormuş gibi garip miyavlamalarla devam eder.
        Sevgi ve ilgi görüyorsa, sahibine karşı çok sadık bir hayvandır. Bu nedenle de kıskanç bir karakteri vardır. Eğer küçüklüğünden itibaren iyi bir şekilde yetiştirilememişse, evde varolan başka hayvanlara, hatta eve gelen misafirlere, bilhassa misafir çocuklarına karşı hiç beklenmedik bir şekilde haşinleşir, kendisine yaklaşılmak istendiğinde sürpriz tırmıklarıyla kıskançlığını gösterir.
        Doğumdan birkaç ay sonra, yavru olarak alınıp büyütülecek Siyam kedisi, ilgi ve titizlik gösterilirse mükemmel bir şekilde yetişir. Bu da, Siyam kedisinin soyundan, asaletinden gelen yapısından kaynaklanmaktadır. Çok temiz olur. Tuvalet kabından başka hiçbir yeri pisletmez. Aç kalsa bile gelip, masalara çıkmaz veya yemek sırasında sahibini rahatsız etmez. Mutfaktan hırsızlık yapmaz. Kaldı ki bütün bunlar öteki kedilerin severek yaptıkları şeylerdir.
Birçok kedi yetiştiricisine göre, Siyam kedisi köpeğe en yakın kedi olarak kabul edilmiştir. Sahibine; kendisi için dünyanın en önemli, en mükemmel insanı olduğunu hissettirir.
        Arabada seyahat etmesini sever, alıştırılırsa köpek gibi tasmayla da yürüyebilir. En hoşlanmadığı şeylerden biri; çocukların kendisini kızdırmasıdır. Eğer, çocuk onunla iyi geçinirse, o da çocuğa bağlanır, çok yakın bir arkadaş olur.
        İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde yaşıyor ve evinizde Siyam kedisi beslemek istiyorsanız., kedinizi muhakkak bir veteriner kliniğinde kısırlaştırmanız gerekecektir. Tabii ki bunun, kedi küçük yaştayken yapılması en uygunudur. Böylece, kediniz evden dışarıya çıkma isteğinden vazgeçecek, çalınma, kaybolma ve bir araba altında kalma tehlikesi meydana gelmeyecektir. Ama; bir pikniğe, bir geziye giderken onu da yanınızda götürüp, temiz oksijen solumasını sağlamanız, büyük ihtiyacı olan yeşil ot yedirmeniz kedinizin sağlığı açısından önemlidir. Bunları yapamadığımız takdirde, en azından kapı önüne çıkartıp dolaştırmanız veya açık pencerenizin önünde, balkonunuzda hava aldırmamız, dışardan da ara sıra bir tutam yeşil ot getirmemiz gerekecektir.
        Sizlere ve kedilerinize sağlıklı günler diliyorum.
        Turgay Tuna

(Yazının orijinali  Eylül 1995 tarihli Petshow dergisinde yayınlanmıştır.)

   anasayfa | içindekiler | giriş |   türler üyelerüye kayıt | sağlık | ilanlarmesajlar | hikayeler
eş arayanlar | memorial | resimler |linkler | sohbet | veterinerler | basında kedi